Hâtem Tâyî Hikâyeleri ((Hâzâ Dâsitân-ı Hâtem Tâyî) ı Hâtem Tâyî)

Stok Kodu:
9786059241878
Boyut:
12,5x19,5
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
2016 / Kasım
Çeviren:
Recep Seyhan
Kapak Türü:
American Cilt,Karton Kapak
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Kategori:
110,00TL
9786059241878
362343
Hâtem Tâyî Hikâyeleri ((Hâzâ Dâsitân-ı Hâtem Tâyî)
Hâtem Tâyî Hikâyeleri ((Hâzâ Dâsitân-ı Hâtem Tâyî) ı Hâtem Tâyî)
110.00

Sadece ünlü cömertlerden değil; Tay kabilesinin reisi, Basra padişahı; üst kurmaca yönteminin ilk ustası, iyi bir hikâye anlatıcısı, seyyah, adil,  halkiyat bilgini, şair...

   Üç coğrafyada yüzyıllardır anlatıla anlatıla günümüze ulaşan Hâtem Tâyî Destanı yaklaşık 90 yıl sonra okuyucuyla yeniden buluşuyor.

   Hikâyeci Recep Seyhan, eseri; Osmanlı Türkçesinden titiz bir çalışma ile matbu ve taş baskılı iki nüshayı karşılaştırarak hazırladı. Seyhan, eseri; günümüz Türkçesine uygun şekilde sadeleştirirken anlatıcının üslubunu olabildiğince korumaya ve eserin aslına sadık kalmaya özen gösterdi.

Kitapta okuyucu, bir ucu Anadolu’ya sarkan Mezopotamya topraklarında Hâtem ile gizemli yolculuklara çıkıyor...

 

               “Gördüm ki o gün zeval vaktine varıp güneş saklandı. Gece orduları yeryüzünü istila etti ve zamanın tabanı gece renginde gölgesini her yere bastı. Yine gördüm ki yatsıyı geçerken o taraftan mum meşaleleri göründü. O nazlı dilberler ve o yasemin gözlü hurilerle ayan oldular. Rengârenk türlü çeşit elbiselere gark olup meclis başına geldiler. Hepsi bana aşk edip başvurup dua ettiler.

Sadece ünlü cömertlerden değil; Tay kabilesinin reisi, Basra padişahı; üst kurmaca yönteminin ilk ustası, iyi bir hikâye anlatıcısı, seyyah, adil,  halkiyat bilgini, şair...

   Üç coğrafyada yüzyıllardır anlatıla anlatıla günümüze ulaşan Hâtem Tâyî Destanı yaklaşık 90 yıl sonra okuyucuyla yeniden buluşuyor.

   Hikâyeci Recep Seyhan, eseri; Osmanlı Türkçesinden titiz bir çalışma ile matbu ve taş baskılı iki nüshayı karşılaştırarak hazırladı. Seyhan, eseri; günümüz Türkçesine uygun şekilde sadeleştirirken anlatıcının üslubunu olabildiğince korumaya ve eserin aslına sadık kalmaya özen gösterdi.

Kitapta okuyucu, bir ucu Anadolu’ya sarkan Mezopotamya topraklarında Hâtem ile gizemli yolculuklara çıkıyor...

 

               “Gördüm ki o gün zeval vaktine varıp güneş saklandı. Gece orduları yeryüzünü istila etti ve zamanın tabanı gece renginde gölgesini her yere bastı. Yine gördüm ki yatsıyı geçerken o taraftan mum meşaleleri göründü. O nazlı dilberler ve o yasemin gözlü hurilerle ayan oldular. Rengârenk türlü çeşit elbiselere gark olup meclis başına geldiler. Hepsi bana aşk edip başvurup dua ettiler.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat